Salı , 24 Ekim 2017
CİNSEL BİLGİLER
Anasayfa / Sağlık

Sağlık

Cryo Kabin ile Üç Dakikada Bin Kalori

Cryo cabin bir bakıma soğuk sauna yöntemiyle bölgesel şekillendirme ve tüm vücut zayıflama cihazıdır. Cryo Kabin cihazı soğuk lipoliz tedavileri içerisinde anılmakla beraberücudun göstermiş olduğu Dr.Mehmet öz tarafından kullnıcılarına özellikle tavsiye edilmektedir. Cryo Kabin cihazı soğuk sağuna olarak da bilinmektedir. 3′ er dakikalık seanslar halinde kullanılan cihaz vücut ısısını -180 derece ye kadar düşürmekte olup, vücudun göstermiş olduğu direnç ile 700-1.000 kalori yakmasını sağlamaktadır. FDA tarafından onaylanan cihaz hızlı kalori yakımı dışında egzama tedavisinde de başarılı sonuçlar vermektedir.

Real Madrid’li Ünlü futbolcu Christiano Ronaldo’nun Cryo cabin kullandığı ve 3 dakikada minimum 1000 kalori yaktığı düşünülmektedir.

Ağız Kokusu Varsa Mutlaka Okuyun

Kötü ağız kokusu burnuma gelince adama sormadan edemedim. Kardeşim sen timsah mı yedin ki ağzın bu kadar kötü kokuyor. İnsanın ağzı nasıl olurda lağım misali kokabilir. Her sabah arabamla işe gitmek üzere çıkar aynı işyerinde çalışan arkadaşımı istanbul bakırköy E5 karayolu üzerinden alarak devam ederim. Yol kenarına yanaştığım anda arkadaşım arabanın kapı koluna uzanmadan önce içinde tütün kalmamış filtresi yanmak üzere sigaradan son fırtı çekerek koltuğa oturduğu an verdiği günaydın mesajıyla, burnuma sigara kokusuyla birlikte lağım, leş ve ölmüş timsah gibi kokular geliyordu. Uzun süre sabretmeme rağmen bir sabah duyduğum kokuya dayanamayarak ”kardeşim bu ne böyle allahaşkına, timsah mı yedin?” dedim. İnsan ter kokabilir fakat sindirim sisteminin ilk adımı besinlerin alındığı, konuşma sesini çıkarıldığı, tat duyusu, nefes almayı sağlayan ağız bölgesinin kötü kokması itici olması yanında ciddi sağlık sorunlarının habercisi olabilir.

Ağzınızın kötü kokması nedeniyle arkadaşlarınız, eş yada çocuklarınız sizden kaçarak yakınınıza gelmesine üzülmeyi bırakarak ağzı kokan insanlar için; Ağız kokusu nedenleri, Ağız kokusundan kurtulma yolları ve ağız kokusu tedavisi hakkında önemli noktaları biraraya getirmeye çalıştık.

Ağız Kokusu (Halitosis) Nedir?
Ağız bölgesinden fizyolojik yada patolojik nedenlerle gelen kötü kokulara ağız kokusu latincede (Halitosis) denmektedir. Oruç tutmak, açlık, susuzluk gibi doğal nedenlerle ortaya çıkabildiği gibi Çürük dişler, çarpık diş, tartar, diş taşları, hasta dişetleri, dişeti iltihabı, ağız yaraları, grip, akciğer hastalıkları, gastrit, hazımsızlık, ülser, şeker hastalığı (diabet), boğaz enfeksiyonu, böbrek yetmezliği, karaciğer yetmezliği şeklinde ciddi hastalıklar kaynaklı ortaya çıkabilir. Sigara kullanımı ağız kokusuna neden olur.

Aç kaldığımız zaman neden nefesimiz kokar?
Çünkü gerekli gıda maddelerini alamayan su ve yakıt ihtiyacı karşılanmayan vücudun depoladığı yağ asitlerini yakıt olarak kullanması sonucu, ortaya çıkan oksidasyon kokuya neden olur.

Sabahları ağız kokusu normal mi?
Sabah uyandığınızda hooh yaptığınızda kendinizden kaçacak gibi oluyorsanız fakat kahvaltı sonrası koku kalmıyorsa endişeye gerek yok! Çünkü yatmadan önce yediğiniz yada içtiğiniz gıdalar dişleriniz arasında kalmış, sindirim sistemi, mide ve bağırsaklardan salınan gazlar kokuya sebep olmaktadır.

Ayrıca uyku esnasında havanın ağızdan alınması, soluk borusundan geçerek akciğerlerdeki bronşlara ulaşarak alvoller vasıtası ile kana geçmesi, kanın diğer hücrelere oksijenin dolaşımı sayesinde vücut için gerekli enerji oluşmaktadır. Enerji sonrasında kılcak damarlarda ortaya çıkan karbondioksit atığı tersine reaksiyonla (alvoller, bronşlar, gırtlak, yutak, ağız ve burundan atılmaktadır. Solunum sisteminde burun ve ağız yardımıyla dışarıdan alınan havanın içindeki oksijen sırayla yutak, gırtlak ve soluk borusundan geçtikten sonra akciğerlere gelir.
Akciğerlerde bronş ve bronşçuklardan geçerek alveollere gelir. Alveollerden kana geçer. Kan hücrelere oksijeni taşır. Hücreler bu oksijeni kullanarak enerji elde ederler. Kan yardımıyla karbondioksit, tekrar alveollere gelir. Alveollerin içindeki kılcal damarlarda bulunan karbondioksit bronşçuk, bronş, soluk borusu, gırtlak ve yutaktan geçtikten sonra bu sefer ağız ve burundan çıkan hava kokuya neden olur.

Protez diş, dolgu diş köprüsü ve çarpık dişlerin aralarına kaçan yemek parçalarıda kötü kokuya sebebiyet vermektedir. Dil üstü ve arka kısmında yiyecek atıklarının ürettiği bakterilerden kurtulmanın yolu düzenli şekilde dişlerin yanında dil organınıda fırçalamaktan geçmektedir.

Yapılan bilimsel araştırmalarda her beş insandan bir tanesinin diş eti hastalıklarına bağlı ağız kokusu şikayeti olduğu fakat sadece yarısının tedavi olmak üzere diş hekimine gittikleri gerçeği ortaya çıkmıştır.

Birde özellikle ferah nefes, serin nefes, kötü kokulara son gibi reklam sloganlarına deyinmeden edemeyeceğim. Çirkin kokuları önlediği imajı verilmeye çalışılan ağız spreyi veya mentollü ürünlerin söylenildiği gibi ağız üzerinde de hiçbir etkisi yok, üstelik şeker ihtiva etmeleri kokunu artmasını tetikliyor. Tükürük bezleri fazla çalışanlar sadece sade şekersiz sakız çiğneyerek kötü kokuyu giderebilirler.

Nano yağ enjeksiyon kırışıklık tedavisi

Geçen yıllarla birlikte yüz boyun dekolte bölgelerinde meydana gelen kırışıklık ve çizgiler nano yağ enjeksiyon metodu sayesinde yok edilebiliyor. Yüz yada alın bölgesinde meydana gelen kırışıklıkların doğal ve kalıcı şekilde yok eden yeni estetik teknolojisi nano yağ enjeksiyon hasarlı dokuları onararak dinamik bir görünüm sağlayabiliyor.

Yağ dokularının kırışıklık bölgesine enjeksiyon yöntemiyle zerk edilmesi yüze yeni şeklini vererek cildin pürüssüz olduğu kadar duru görünmesine yardımcı oluyor. Nano teknolojinin günümüzde geldiği nokta estetik problemlerin gün geçtikçe azalmasını sağlarken, nano yağ hücrelerinin cilt altına aktarılması basit ve hızlı gerçekleşiyor.

Üstelik süper ince enjeksiyon iğneleri içinden geçen nano yağlar cilt altına stabilize şekilde yayılarak hasta sertlik hissi yaşamadan dolgu yapılmasına imkan vermektedir. Nano yağ enjeksiyonu sadece kırışıklık sorunu olanlar için değil, yara izi, ameliyat izi, yanık tedavisinde dokuların onarılmasında kullanılmaktadır. Normal kalınlıkta kırışıklıkların giderilmesinde kullanılan dolgu yöntemlerinden olan yağ enjeksiyon ve botoks’un sıra ince kırışıklıklara gelindiğinde maalesef pek işe yaradıkları söylenemez çünkü dolgu yaptıkları kadar cilde hacim kazandırıp anti doğal sonuç veriyorlar. İşte bu sebeple nano yağ enjeksiyonu, süper ince enjeksiyon iğnesinden geçen hücre dolgusu cilt üzerinde engebe, çıkıntı, sertlik ve şişlik yapmadan iyileştirerek gençleşme sağlamaktadır.

Duru ve kaliteli bir cilt görünümüne sahip olmak tüm insanların yegane isteğidir fakat belirli yaşlara gelindiğinde alın, yanak, dudak, göz, kaş, çene ve şakaklarda kırışıklıklarla birlikte deri altında çökmelerle birlikte aynaya bakmak gün geçtikçe zorlaşabilir.. İnsanın kendini iyi hissetmesi, güleryüzle hayatına kendiyle barışık şekilde devam edebilmesi için genç görünmek çok önemli değil mi? Göz çevrelerinde, göz altlarında yada dudaklardaki ince kırışıklıklarınızla mikro yağ enjeksiyon tedavisi yaptırarak vedalaşabilirsiniz.

Nano yağ enjeksiyon yöntemi kırışıklık bölgelerinin tet tek hedef alarak sadece 1 seans’ta %65 cilt üzerinde iyileşme, gençleşme ve kalıcı doğal düzelmeler sağlayabiliyor.

Televizyon, yazılı basın, görsel basın ve internet medya kaynaklarından botoks (yılan zehiri) yaptıranları incelediğinizde olağandışı şişkinlik, kadınların yüzlerinde hayret ve şaşırmış izlenimi veren yüz ifadelerine rastlayabilirsiniz. Botoks bir taraftan göz çevresi, alın ve kaş bölgesindeki kırışıklıkları ortadan kaldırırken diğer yandan anormal şekilde balon gibi şişmiş yüzlere neden olmaktadır. Yüzdeki doğal ifadenin kaybolması gerçekten çok can sıkıcı bir durum. İnsan yüzünde bulunan kaslar hareket ederek duygu ve düşüncelerimizi ifade etmemize yardımcı olur fakat hareket halindeki bölgenin kırışması kaçınılmazdır.

Botoks yöntemine oranla yan etkisi olmayan, 24 saatte normal hayata devam edebildiğiniz nano yağ enjeksiyon nedir?

Her insanın kendi sağlıklı yağ dokusu cerrahi müdahale ile alınarak özel tüplere konduktan sonra kırışıklık olan bölgelere çok ince iğnelerle enjekte edilerek cilt yağ dokusu ile doldurulur. Başka bir deyişle kendi vücut hücreleriniz cildinizin iyileşmesine yardımcı olur. Yağ dokularınız ister güzellik uğruna, ister bir ameliyat izi tedavisinde düzelme amaçlı kullanılmakta, operasyon sonrası bir hafta süre içinde morluk yada ödemden eser kalmamaktadır.

Kanser çağımızın en büyük hastalıklarından biri olup özellikle kadınlarda meme kanseri son derece yaygın hale gelmiş bulunmaktadır. Meme kanseri sonrası meme kaybı sonrasında meme bölgesine yağ dokusu aktarılarak memeler şekillendirilebiliyor.

Neticede gelişen teknoloji ile birlikte istenmeyen kırışıklıklar, ameliyat izi, travma sonrası yara ve yanıkların düzeltilmesinde kullanılan mikro yağ enjeksiyonları yüksek başarı oranlarıyla gülümsetmeye devam ediyor.

Liposuction kilo verme yöntemi değil!

Liposuction (yağ aldırma ameliyatı) kilo verme yöntemi neden değil! Liposuction ameliyatları sadece bölgesel incelme amaçlı yapılmalıdır.

Liposuction (liposakşın) vücut’ta spor, diyet ve egzersizlerle giderilme ihtimali olmayan bölgelerdeki yağ dokularına uygulanmalıdır. Genellikle 18 yaş sonrası insanlarda uygulanan yağ aldırma operasyonları sonrasında deri altındaki boşluk nedeniyle cilt sarkmaları meydana gelmekte hasta ikinci bir karın germe ameliyatı geçirmek durumunda kalmakta, derinin eski haline gelmesi zaman alabilmektedir. Bazı insanlar tarafından Liposuction ameliyatı kilo vermek için bir seçenek gibi algılansada aslında sadece bölgesel incelmeye katkı sağlar.

Bayanların özellikle lokal karın bölgesi yağlarından bir anda kurtulmak için tercih ettiği estetik yağ aldırma ameliyatı maalesef bütün insanlarda başarılı olmayabiliyor. Deri yapısı yeterli elastikiyete sahip değilse sarkmalar ve şekil bozukluklarının önü alınamıyor. Estetik yağ aldırma operasyonu neticesinde karın sarkması ve şekil bozukluğu gibi komplikasyonlar gibi çeşitli sağlık sorunlarına davetiye çıkarabiliyor.

Kimler Liposuction’a uygun değildir!

Belirli sağlık problemleri ve kronik hastalıkları olanlarda yağ aldırma ameliyatları yapılmamaktadır.

  • Hamile adayları ve hamileler
  • Şeker hastalığı
  • Yüksek tansiyon
  • Kalp hastalığı
  • Psikolojik problemler ve major depresyon
  • Obezite
  • Uyuşturucu bağımlılığı
  • Sigara kullanımı
  • Alkolizm
  • Kan hastalıkları
  • Deri hastalıkları
  • Kilo vermekten çok vücut şekillendirilmesi için özellikle kadınlar tarafından sıkça tercih edilen yağ aldırma ameliyatlarının kilo verme yöntemi olarak görülerek yapılması ciddi sağlık sorunlarına yol açmaktadır. Bölgesel yağ hücreleri ve yağ dokularının kilo eksiltme amaçlı olarak aşırı derecede liposakşın yapılması insan sağlığına uygun değildir.

    Liposuction muhtemel komplikasyonları nelerdir?
    Girilen en basit ameliyatlar sonrasında gelişen enfeksiyonlar nedeniyle can kayıpları yaşanmaktadır. Cerrahi operasyonların tamamında azda olsa ölüm riski bulunmaktadır. Bu bilgiler ışığında liposuction ameliyatı karakteristik olarak aşağıdaki komplikasyonlara neden olmaktadır.

  • Liposuction kanaması görüldüğü takdirde acil şekilde doktorunuza danışarak en yakın sağlık kuruluşuna gidiniz.
  • Eşine ender rastlansada liposuction enfeksiyonu vücut ısınızın artarak yüksek ateş, üşüme ve nefes almada zorluk gibi etkileri hissederseniz vakit kaybetmeden derhal tam teşekküllü bir hastaneye müracaat edin.
  • Morluk ve şişliklerin önünüzdeki 24 saat içinde şiddetle artmasına bağlı deri altında su birikmesine neden olup sıvının vücudunuzdan çekilmesi için tekrar cerrari operasyon gerekebilmektedir. Ameliyattan sonra ilk bir ay içinde şişlikler azalmaktadır.
  • Yağ dokularının lokal biriktiği bölgelerde ameliyattan sonra korkulan deri tabakasındaki girintili çıkıntılı görüntüdür deride yeterli elastikiyetin bulunmadığı durumlarda normale dönme uzun sürebilir veya ikinci bir operasyon gerekebilir. Vakumla yağ aldırmanın doğal sonucu olan şekil bozuklukları ve deri renginde değişim istenmeyen fakat sık rastlanan bir komplikasyondur.

    Testis şişliği şikayetiniz mi var

    Erkeklerde işlerin yolunda gitmediği durumlarda sperm kanalları ve üreme bezleri normal ritmlerini kaybederek testis şişliğine ve sertliğine neden olmaktadır. Testis şişliği erkeklerde sıkça yaygın olarak ortaya çıkan önemsiz bir sorun olmasına rağmen ağrı ve şişlik uzun süre devam ediyorsa varikosel, hidrosel sağlık problemi karşı karşıyasınız demektir, bu durumda en yakın doktor veya sağlık kuruluşuna müracaat etmelisiniz. Erkekler bazen aktif cinsel yaşamlarına ara verdiği zamanlarda cinsel fonksiyon eksikliği kaynaklı testislerinde şişkinlik yaşayabilirler.

    Normal durumlarda testislerdeki şişlik bir kaç hafta içinde ortadan kalkar fakat uzun süren şişlik nedeniye korkmanıza gerek yok çünkü merak etmeyin testis şişlikleri ciddi ve tehlikeli sağlık sorunu olmayıp tedavisi kolay olduğu kadarda basit.

    Hidrosel nedenleri
    Vücut tarafından salgılanan ortalama 1 ml kadar doğal sıvı, testis torbası (skrotum) içinde kayganlaştırıcı vazife görmektededir. Özellikle 40 yaş üstü erkeklerde rastlanan hastalığa erkeklerin 1%’ü risk altındadır.

  • Testislerin aldığı darbe (spor, kaza, yaralanma) nedeniyle travmatik durumlarda ödem sonucu şişlikler
    Testis enfeksyon ve iltihapları
  • Tümörler
  • Varikosel ameliyatı sonrası şişlik
  • Radyoterapi tedavisi yan etkisi
  • Böbrek nakli ameliyatları
  • Dolaşım bozuklukları
  • Yeni doğmuş bebek ve çocuklarda testis şişliği
    Yeni doğmuş bebeklerde veya çocuklarda hidrosel şikayeti sağlık açısından tehlikeli olmadığından anne babaların çocuklarının testislerinde gördüğü şişlikten paniğe kapılmalarına gerek yoktur. Bebeklerde testis şişliği bir yada iki ayda kendiliğinden iner. Fakat çocuğunuzun testislerinde veya kasıklarında gördüğünüz şişlikleri mutlaka hekime danışmalısınız.

    Bebeklerde testis neden şişer?
    Anne karnında bebeğin karın bölgesi aşağıya doğru ilerleyen kanal sonunda bulunan testis torbaları karın içinde bulunan sıvıyla dolarak şişliğe neden olabilir. Normalde kanal bebeğin oluşum sürecinde kapalı geliştiğinden şişlik olmaz.

    Hidrosel çeşitleri

    Doğuştan hidrosel
    Anne karnında gebelik başlangıcından 14 ncü haftaya girilmesinin ardından testisler karın bölgesinden kasıklara doğru ilerleyerek testis torbasına yerleşir. Kasıklara doğru ilerleyen testislerle beraber hareket eden karın zarı içinde olan karın içi sıvı testis torbalarına dolarak birikir. Yeni doğan erkek bebeklerde görülme sıklığı 5%’tir.

    Erişkin Hidrosel
    Genellikle sportif yaralanma ve kazalar sonucu oluşur. Ayrıca yetişkinlerde çeşitli hastalıklar sonucu ortaya çıkabilir.

    Hidrosel belirtileri nelerdir?
    Diğer hastalıklar gibi şiddetli belirtileri olmayan genelde tek tarafın yoğun şekilde şişmesi ile anlaşılır. Ağrı çoğu zaman hissedilmediğinden hidrosel sinsi, yavaş ve renk vermeyen bir hastalıktır. Fakat ayaklarınızın arasındaki bölgede normalden 10 kat fazla ağırlığı hissetmeden edemezsiniz. Kütle hissedilir şekilde ele gelerek yürümekte zorlanabilirsiniz. İçindeki sıvının fazlalığı nedeniyle testis derisi gergindir. Bir yada ikisi birden şişebildiği gibi ağrısız olmasına rağmen bazı vakalarda bel ağrısına neden olabilir. Şişen testisinizde anormal renk değişimi, kızarıklık görülmeyen durumlarda enfeksiyon riski bulunmadığı için kusma, ateş, bulantı belirtileri yoktur.

    Tümör olup olmadığını anlamanın yolu testislerinize ayna karşısında el fenerini tutup ışığı geçirip geçirmediğini gözlemleyebilirsiniz. Işığı geçiriyorlarsa içerde sıvı, geçirmiyorsa tümör olabilir.

    Nasıl tedavi olabilirim?
    İlk önce bitkisel kocakarı ilaçlarını ve kulaktan dolma hikayeleri bırakıp üroloji uzmanının kapısını çalmalısınız. Tehlikesi olmayan bir sağlık problemi olan hidrosel doktor tarafından sıvının testis torbasından şırınga enjektörle çekilmesi veya cerrahi operasyonla tedavi edilmektedir. Çocuklar bir yaşından önce tedavi edilmez ve kendiliğinden inmesi beklenir. Hidrosel şikayetinin kasık fıtığı beraber seyrediyorsa hasta acil ameliyat edilmelidir